tek sezonluk en iyi diziler ilk tanışma şiiri ukrayna arkadaşlık siteleri ücretsiz erkek arkadaş siteleri bir malın çabuk satılması için hangi dua okunmalı ücretsiz arkadaşlık siteleri izmir universite arkadaslik arap arkadaşlık islami arkadaşlık sitesi facebook postasız arkadaşlık almanca tanışma çalışma kağıdı evlilik öncesi tanışma süresi rusya ücretsiz arkadaşlık siteleri ş.urfa arkadaşlık sitesi ispanyolca tanışma kızla face arkadaşlık flört club siófok programok flört suzan yüzünden sözleri arkadaş olma flort grup uyeleri lisede flört iş tanışma maili flört rusca ücretsiz bayan ev arkadaşı arayanlar flort aska dair tanışmak isteyen ücretsiz erkek arkadaş arıyorum kızla tanışma selamlaşma tanışma ve kendini tanıtma flört grubu atam sen rahat uyu why gay tuttoannunci benahadux citas online

Profesörün 13 yıllık deneyi: Yüzde 90’ı papatya çiziyor

Prof. Dr. Yavuz Erişen, 13 yıldır derse girdiği üniversitelerde yürüttüğü deneyde resim yapmalarını istediği öğrencilerin yüzde 90’ının papatya çizdiğini belirtti. Yaratıcı örneklerin nadir olduğunu anlatan Erişen, bunun tek tipleştiren eğitimin sonucu olduğunu iddia etti.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Erişen, yaklaşık 13 yıldır derse girdiği üniversitelerde öğrencilerine bir deney yaptığını belirtiyor. Erişen, resim yapmalarını istediği öğrencilerin yüzde 90’ının papatya çizdiğini tespit ettiğini söyledi. 

“YARATICILIK ÖLÜYOR”

Hürriyet gazetesinden Esra Ülkar’ın haberinde, işlediği derslerde eğitimin rolünü sorgulattığını belirten Prof. Dr. Erişen, “Mevcut eğitim sistemi bizi çok fazla geliştiremiyor. Gazi Üniversitesi’nde 14 sene hocalık yaptım. Baktım, öğrenciler standart düşünüyor. Yılmışlıkları, umutsuzlukları var. Konya’da ders vermeye başladığım eğitim bilimlerinde de aynısını gördüm. Bu deneyi binlerce öğrencimle yaptım. Farklı illerden, okullardan ve ailelerden gelmelerine rağmen aynı evi, detaylarında aynı dağları, güneşi, bacayı, ağaçları, çiçekleri, masayı yapıyorlar. Yüzde 90’ı papatya, yüzde 6’sı lale, yüzde 3’ü gül, geriye kalanı farklı çiçek çiziyor. Kare üzerine üçgen şeklinde ev resmediyorlar. ‘Biraz detay verin’ deyince de dere, tüten baca, dağ yapıyorlar. Hepsi tek tip. Bana göre mesele eğitim. Henüz eğitim sistemine dahil olmamış, anne-babaların yaratıcılığı kısıtlayan yönlendirmesine maruz kalmamış çocuklar çok daha yaratıcı. Onlara da çizim yaptırdım. Mesela mantar, hobbit evi çiziyorlar. Uzayda koyuk gibi bir şey çiziyor ev olarak. Onların yaratıcılığı bizden çok farklı. Biz ne yapıyoruz, ‘Ev böyle yapılır’ diyerek öğretiyoruz. Sonuçta yaratıcılıkları bitiyor. Yaratıcılık bittiği zaman patent bitiyor, farklı teknolojiler gelişmiyor, üretim olmuyor. Öğretmen farklı çocuklan keşfedip, onları yönlendiremiyor. Sıkıntı burada. Çeşitli toplantılarda yetişkinlere de bu deneyi yaptım. Orada da sonuç değişmedi” dedi. 

“ÖĞRETMENİ YETİŞTİRMELİ”

“Bu ülkeyi geliştirecek, kalkındıracak insanı maalesef yetiştiremiyoruz. Öncelikle, temel yeterlilikleri hayata geçirecek öğretmeni yetiştirmeliyiz. Programlar merkezde hazırlanıyor. Onun için Türkiye ölçeğinde yetiştirdiğimiz öğretmenin yaratıcılığı çok fazla yok. İnsanların inançlarında farklılar var. O farklılıkların okul programlarına yansıması gerekir. Anne ve babayı dönüştürmeliyiz. Okul dışı öğrenmeye, sivil toplum kuruluşlarına, medyaya da görev düşüyor”

Haberde, Prof. Dr. Yavuz Erişen’in bir dersine girdiğini belirten Esra Ülkar, “Öğrencilerinden dağıttığı boş kağıtların bir tarafına bir çiçek, diğer tarafına bir ev, masa ve biraz detay çizmelerini istediği belirtiliyor. Öğrencilerden bazıları, “Ben iyi resim çizemiyorum” diyerek endişeyle, bazılarıysa gülerek ve şaşkınlıkla çizmeye başladığı anlatılırken,  resimler bittiğinde Prof. Dr. Erişen’in, tahtaya bir ev çizdiği ve çocukların yüzde 90’ının bu şekilde bir ev çizdiğini söyledi. Gerçekten de birçoğu kağıtlarına tahtadaki evi çizmişti. Ardından profesör masa ve diğer detayları, dağları, yolu, güneşi resmederken, sınıftakilerin büyük çoğunluğunun da benzer çizimler yaptığı anlaşıldı. Çiçekte ise çizilenler papatya, lale, gül diye sıralandı” değerlendirmesinde bulunuyor. 

İçeriği Paylaş:
İlginizi Çekebilir
Yorum Yapılmamış

Bu İçerik Yoruma Kapatılmıştır.

Yorum Yaz